Masumiyet Parkı: Çocukluk


Açıklama: Dr. İsmail Benek hocamızdan Masumiyet Parkı : Çocukluk adlı yazısını okumanızı tavsiye ediyoruz...
Kategori: Haberler
Eklenme Tarihi: 20 Mart 2014
Geçerli Tarih: 19 Ağustos 2019, 17:04
Site: Başka Bir Okul Mümkün
URL: http://www.baskabirokul.com/haber_detay.asp?haberID=260


Masumiyet Parkı: Çocukluk 14 Ocak 2014 Salı 15:46 Hep sonradan fark ettiğimiz bir süreçtir çocukluk. Aklına geldiği gibi konuşan, hatta konuşamadığı dönemde işaret dili ile konuşan bir çocuk. Annesi ile göz göze geldiği anlarda birbirini kavrayan şefkat ve sevgi zekâsının bileşeni bir özel algı ve kontak birliği yaşanır. Konuşamadan önce kim bilir neler tasarlıyoruz çocukken. Kendi iç sistemimizin içinde hayal ve ilgi ile sevgi ve şefkat sarmalında her hareket ve nesneden etkilenen ve gözlemleyen bir radar sistemi sanki. Bir çocuğun bebekliğindeki hayal ve istek kodlarının sınırsızlığı denilebilecek karmaşa sisteminin bize yansıyan sadeliği, her halde NASA uzay istasyonundaki bağlantılardan geri değildir. Oraları keşfedecek bir sisteme ve okumaya sahip değiliz. Sadece var sayıyoruz. Alt benliğin o inşa basamaklarını ve yaşanan süreçlerin etki değeri ile oluşan davranış kalıplarının ve genetik kodlamaların ne kadar farkındayız? Çocukların olduğu gibi davranması başlı başına incelemeye değer bir alan değil mi? Acaba bu davranış kodlarını büyüklere taşıyamaz mıyız? Herkes ve hepimiz olduğumuz gibi olsak? Çocuklar yalan söylemez. Çünkü politik değiller. Onun için "Çocuktan al haberi" denilmiştir. Duyduğunu ve gördüğünü doğal şartlarda ve bir telkin altında değilse söyler ve paylaşır. Çocuklar, oldukça rafine, yalın ve sıcacık bir masumiyet parkı gibidirler. Bütün hünerleri ve yansımaları açık ve görülebilir. Hayal ülkesinin kralı yine çocuklardır. Onların uçsuz bucaksız söylemleri ve çocukça istemenin sırları ve gizemi var kendi içinde. Çocukların merakları ise başlı başına sürükleyici bir maraton. İrdeleyen, yorulmaksızın sürekli soran, her soruyla yeni bir sorunun kapağını açan, cevapların zenginleştirici seçeneklerinde yeni sorular üreten ve doymadan bilgi sofrasından kalkan ve tekrar dönen bir sürecin parçasıdır çocuklar. O yüzden çocukla konuşabilmek ve anlaşabilmek ve onu anlamaya yönelmek ve olumlu sinyaller almak başlı başına bir büyüklüktür. Çocuklarla büyümek öyle bir şey. İsteklerini anlayan ve çözen büyüktür. Küçük çocuk, çocukça çözümleri ile de büyüklere kapı açar, yol verir ve yönlendirir aslında. Çocuğun gülümsemesi, ilgi istemesi ve nazı hepsi birer dokunaklı mutluluk şarkısıdır. Ninnileri… Çizgi filmleri… Oyuncakları… Büyüklere bakışları, anne ve babasını keşfedişi, annesinin kokusunun kendisine sinmesi ve onunla kurduğu müstesna bağ ve bağlılık harikulade şeyler. Çocukla birlikte çocuk oldukça büyürüz. Aslında büyükleri büyüten de çocuktur. Biz onları geliştirirken aslında biz gelişim süreçlerimizi tamamlıyoruz onların sayesinde. Sanırım ilerledikçe çocuklara olan ilgimiz ve sempatimiz artıyor. Çünkü bizde çocukluğa doğru ilerliyoruz. Daha masumlaşıyoruz, eğer başarabilirsek ve istekliysek. Çünkü çocukça düşünmek rahatlatıcı ve stres atıcı bir yöntem aslında. Onların geleceğe dair beklentilerini de öğreniriz çocukça düşüncelerle. Bizim yeni çözüm alanlarımız için iyi fikir havuzunu çocuklar doldurur. “Çocuk gibi” dediğimiz demleri vardır büyüklerin. Aslında hepimiz biraz çocuk gibi kalsak daha iyi olmaz mı? Denemeye değer.